Arama Sonuçları
27 results found with an empty search
- İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ - 3
DEVLET (İL – EL) YÖNETİMİ (BOYLAR FEDERASYONU) a) HÜKÜMDAR Ünvanlar: Kağan, Hakan, Han, Yabgu, Tanhu, İdikut, İlteber, Şanyu. Görevleri: Orduya komuta eder. Halkı korur. Hükümdarlık Simgeleri: Sancak (Tuğ) Taht (Örgin) Davul (Nevbet) Unvan Otağ (Çadır) Sorguç (Kotuz) b) KUT VE VERASET ANLAYIŞI Kut Anlayışı: Yönetme yetkisi Gök Tanrı 'dan alınır. Veraset Sistemi: Ülke, hanedan ailesinin ortak malıdır. İkili Teşkilat: Batı kanadındaki hükümdar Yabgu unvanını alır ve iç işlerinde serbesttir. (Federatif yapı olduğunun kanıtıdır.) Kağan’ın Güçleri: Kut (Siyasi): Yönetme yetkisi. Ülüş (Ekonomik): Ekonomik güç. Küç (Askeri): Askeri güç. c) KURULTAY (TOY-KENGEŞ) Katılımcılar: Hakan, Hatun, Boy beyleri, hanedan üyeleri. (Kurultaya katılanlara Toygun denir.) Görevleri: Hakanı seçmek (Töreye uymayan hakan değiştirilir. Örnek: Göktürk hükümdarı Tapo Kağan ). Politika belirlemek. Sayım yapmak. Yargılama yapmak. Törelerde değişiklik yapmak. KURULTAYIN ÖZELLİKLERİ Laik Yönetim: Kurultay’da din adamı yoktur. Bu durum, laik devlet anlayışını gösterir. Eski Türklerde Teokratik yönetim görülmez. Demokratik Yapı: Kurultayın varlığı, demokratik bir yönetimin göstergesidir. Boyların Yeri: Boylar, kurultayda "Orun" larına (mevkilerine) göre otururlardı. Diğer Türk Devletlerindeki Meclisler: Avrupa Hunları: Seçkinler Meclisi Tabgaç Devleti: Nazırlar Meclisi Hazar Krallığı: İhtiyarlar Meclisi Peçenekler: Komenton Tuna Bulgarları: Millet Meclisi DEVLET YÖNETİMİNİN TEMEL UNSURLARI Bağımsızlık (Oksızlık): Devletin bağımsız olması. Halk (Kün): Halkın refahı. Ülke: Toprak bütünlüğü. Teşkilat: Devlet örgütlenmesi. HATUNLARIN ROLÜ Hatunlar, elçi kabul eder ve kurultaya katılırlardı. Bu durum, hatunların ülke yönetiminde söz sahibi olduğunu gösterir. Örnek: Paralarda hatunun resminin olması, siyasi yetkilerinin olduğunu gösterir. İDARİ ALANDA KULLANILAN TERİMLER Terim Anlamı Tigin Hükümdar oğlu Şad Hanedan üyesi (Vali) Aygucı Vezir Yargucı Yargıç Tarkan Ordu komutanı (Subaşı) Tamgacı (Bitigci) İç ve dış yazışmaları yürütür Yarlığ Hükümdar emri Apa Sivil Yönetici Ayuki Hükümet Buyruk Bakan, hükümet üyesi Toygun Kurultay üyesi Tayanç - Keneşçi Danışman Otacı (Emçi) Tabip Kün Halk TÜRK DEVLETLERİNİN KISA SÜREDE YIKILMA NEDENLERİ Veraset Sistemi: Ülkenin hükümdar ve ailesinin ortak malı olduğu anlayışı. İkili Teşkilat: Ülkenin Doğu-Batı şeklinde ikiye bölünerek yönetilmesi. Taht Kavgaları: Kut anlayışından dolayı taht kavgalarının yaşanması. Boylar Federasyonu: Devlet yapısının boylar federasyonu şeklinde olması. Dış Baskılar: Özellikle Çin’in Böl-Parçala-Yönet politikası. ORDU YAPISI Ordu-Millet Anlayışı: Herkes asker sayılır. Ücretli Askerlik Yoktur. Ordu Komutanı: Tarkan, Subaşı, Börü veya Noyan. Keşif Kolları: "Yelme" adı verilen keşif kolları vardır. Turan Taktiği (Kurt Kapanı): Sahte ricat taktiği. (İslamiyetten sonra Sahte Ricat adını aldı.) Düzenli Ordu: İlk kez Mete Han tarafından kurulmuştur. ( Onlu Sistem ) Dünya Ordu Yapısı: Dünya ordu yapısını Türklerden öğrendi. (Et konservesi yapımı dahil.) Askerlikte Süreklilik: Tarih boyunca en az değişim gösterdiğimiz alan askerliktir. TOPLUMSAL YAPI Toplumun Temeli: Aile ( Oğuş ). Soy: Urug. Boy: Ok-Bod. Millet: Budun. Devlet: İl – El. Tek Eşlilik (Monogami): Esastır. Kadının Rolü: Kadın, her zaman erkeğin yanında yer alır. Sınıfsız Toplum: Sınıflı toplum yapısı ve kölelik yoktur. Toprak: Devletin malıdır. Özel mülkiyet yoktur. EKONOMİK YAPI Temel Geçim Kaynağı: Hayvancılık. Dokumacılık ve Demircilik: Gelişmiştir. Para: Üzerine hükümdar mührü vurulmuş ipek bez parçaları ( Kamdu – Böz-Çav ) kullanılmıştır. Ticaret Yolları: İpek Yolu ve Kürk Yolu önemlidir. DİN VE İNANÇ SİSTEMİ Totemizm: Bazı hayvan ve bitki türlerinin kutsal sayılması. Şamanizm: Sihir, fal, hekimlik gibi anlayışa sahiptir. Doğa ve Atalar Kültü (Naturizm – Animizm): Doğa ve atalara saygı. Gök Tanrı İnancı: İslamiyet ile paralellik gösterir. Kurban, cennet, cehennem, ahiret inancı gibi kavramlar vardır. Ölümden Sonra Yaşam: Mumyalama, ölülerin eşyaları ile gömülmesi, mezarlara Balbal konulması, cennet ve cehennem anlayışı. HUKUK Töre: Yazısız hukuk kuralları. Töre’nin Nitelikleri: Adalet (Konilik) Faydalık (Uzluk) Eşitlik (Tüzlük) İnsanlık (Kişilik) Tüz: Yönetenler ile yönetilenler arasında yazılı olmayan anlaşma. Cezalar: Büyük suçların cezası ölümdür. Uzun süreli hapis cezası yoktur. YAZI, DİL VE EDEBİYAT Sav: Atasözleri. Sagu: Ölen kişi için yakılan ağıt. Koşuk: Müzik eşliğinde söylenen şiir. Kopuz: Günümüz sazının atası, müzik aleti. Destan: Yaşam tarzları ile ilgili bilgi veren anlatılar. İlk Türk Şairi: Aprın-Çur Tigin . YAZILI EDEBİYAT Eser Devlet Orhun Kitabeleri Göktürkler Yenisey Yazıtları Kırgızlar Karabalgasun, Sine-Uşi Yazıtları Uygurlar SÖZLÜ EDEBİYAT Destan Devlet Ergenekon ve Bozkurt Destanları Göktürkler Oğuz Kağan Destanı Asya Hunları Türeyiş ve Göç Destanları Uygurlar Alp Er Tunga ve Şu Destanları İskitler (Sakalar) Manas Destanı Kırgızlar Dede Korkut Hikayeleri Oğuzlar Şan Kızı Destanı Bulgarlar Sihirli Geyik Destanı Avrupa Hun Devleti KÜLTÜR, SANAT VE BİLİM 12 Hayvanlı Takvim: Güneş yılı esaslı bir takvimdir. Her yıla bir hayvan ismi verilmiştir. Sanat: Taşınabilir malzemeler üzerine işlenmiştir. Hayvan Üslubu kullanılmıştır. Mimari: Uygurlara kadar mimari eser görülmez. Uygurlar döneminde şehircilik ve mimari yapılar ortaya çıkar. Heykel: Balballar , ilk heykel örnekleridir. Tiyatro: Türk tiyatrosunun temellerini Uygurlar atmıştır. EK BİLGİLER Kubbeli Anıt Mezarlar: İlk örneklerini Uygurlar vermiştir. Avrupa’da En Uzun Süreli Türk Devleti: Hazarlar. Avrupa’ya Göç Eden Son Türk Topluluğu: Kıpçaklar. Oğuz Kağan Destanı: "Ağaç Kavuğunda Yaşayan" anlamında kullanılan Türkler, Kıpçaklardır. Divan-ı Lügat-it Türk: "Rum yakınında oturan Türklerden bir bölük" şeklinde bahsedilenler, Peçeneklerdir. Zeka Oyunu: Mangala. Orhun Kitabeleri: Kut anlayışı, sosyal devlet anlayışı, Türk halkına ve hakanlarına verilen öğütlerden bahseder. Fresk, Minyatür ve Heykel: İslamiyet öncesi Türk devletlerinde görülür. Çadır ve Halı: Dokumacılık alanında faaliyet gösterdiklerine kanıttır. İkili Yönetim Teşkilatı: Hunlarla uygulanmaya başlanmıştır. Kut Anlayışı: Hükümdarın mutlak otoritesinin güçlenmesine ve veraset sisteminin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Avrupa’ya Göç Eden Kavimler: Avarlar, Macarlar, Hazarlar, Peçenekler, Bulgarlar, Oğuzlar, Kıpçaklar ve Kuzey Hunları. Uygurlar: Ticari ilişkilerin gelişmesi sonucu, kişiler arasındaki anlaşmaların yazılı hale getirilmesi, hukuk alanındaki belgelerin yazılı hale getirilmesini zorunlu kılmıştır. Türk Tarihinin İncelenmesi: Geniş coğrafi bölgelere ayrılmaları ve göçebe hayat sürmeleri nedeniyle zordur. Pazırık Halısı: Hunlara ait. Altın Elbiseli Adam: İskitlere ait. Vergi Ödemesi: Halkın kullandığı otlaklar ve yaylalar için devlete vergi ödemesi, toprağın devlete ait olduğunu gösterir.
- İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ - 2
İLK TÜRK TOPLULUKLARI VE DEVLETLERİ 1. İSKİTLER (SAKALAR) • Tarihte bilinen ilk Türk topluluğudur ve Orta Asya'da atı evcilleştiren ilk kavim olarak tanınırlar. Bu, onların tarihsel anlamda büyük bir yenilik getirdiklerini gösterir. • İskitler, devlet kurduklarına dair kesin bir kanıt bulunmamakla birlikte, teşkilatlı bir yapı oluşturmamışlardır. Bu nedenle devlet olarak geçmezler. Ancak toplumlarının kültürel mirası, edebiyatları ve sanatsal başarıları büyük bir öneme sahiptir. • İskitlerin en önemli hükümdarlarından biri, Alp Er Tunga’dır. Alp Er Tunga, hem Türk mitolojisinin hem de edebiyatının önemli figürlerinden biri olup destanı, Türk halkının kahramanlık anlayışını yansıtır. • Tomris Hatun, İskitlerin bilinen ilk kadın hükümdarıdır ve Amazonlar olarak bilinen kadın savaşçılarla birlikte savaşlarda önemli bir rol oynamıştır. • "Balbal" adı verilen mezar taşları, İskitler tarafından yapılan ilk örneklerden biridir. Bu taşlar, onların inanç sistemlerini ve ölülerini onurlandırma biçimlerini yansıtır. • İskitler, "Bozkırın Kuyumcuları" unvanını kazanmışlardır. Özellikle altın işçiliği ve zanaatlarıyla ünlüdürler. Bu alandaki ustalıkları, dönemin kültürüne büyük katkı sağlamıştır. • İskitlerin sözlü edebiyatında, "Alp Er Tunga Destanı" ve "Şu" önemli yer tutar. Bu destanlar, halkın tarihsel mücadelesini ve kahramanlık anlayışını nesilden nesile aktarmıştır. • İskitler’in en önemli savaşları, Perslerle (İranlılarla) yapmış oldukları çatışmalardır. Bu savaşlar, Alp Er Tunga destanı ve Firdevsi'nin ünlü "Şehname" eserine ilham vermiştir. • Firdevsi'nin "Şehname" adlı eserinde, Alp Er Tunga'dan "Efrasiyab" olarak bahsedilmiştir. Efrasiyab, İskitler’in Persler karşısındaki direncinin simgesel bir figürü olmuştur. 2. ASYA HUN DEVLETİ (BÜYÜK HUN DEVLETİ – M.Ö. 4. yy – M.S. 216) • Asya Hun Devleti, Teoman tarafından M.Ö. 4. yüzyılda, Orta Asya'nın Ötüken bölgesinde kurulmuştur. Hun adı, ilk kez Kuzey Şansi Antlaşması'nda geçer. Bu, Hunların Çin ile olan ilişkilerinin erken dönemde başladığını ve bölgede etkili bir güç olduklarını gösterir. • Asya Hun Devleti, tarih boyunca bilinen ilk teşkilatlı Türk devleti olarak kabul edilir. Türk devlet teşkilatının temellerini atmış, bu da sonraki Türk devletlerinin yönetim anlayışına büyük katkı sağlamıştır. "Kut," "Veraset," ve "Kurultay" gibi kavramlar bu dönemde ortaya çıkmıştır. Bu devlet yapıları, Türk milletinin hükümet anlayışını ve hükümdarlarının meşruiyetini belirleyen önemli unsurlar haline gelmiştir. • Hunlar, Türk boylarını bir bayrak altında toplamış ve bölgedeki diğer kavimlerle birleşme yoluna gitmişlerdir. Bu süreç, siyasi birliğin sağlanması için kritik bir adımdı. Ancak bu birlik, Mete Han döneminde tam anlamıyla sağlanmış ve Asya Hun Devleti en güçlü dönemini yaşamıştır. Mete Han, aynı zamanda Türk milletinin ilk büyük hükümdarlarından biridir ve devletin yönetimini merkeziyetçi bir yapıya kavuşturmuştur. • Çinliler, Asya Hunları'nın sürekli olarak Batı'ya doğru genişlemeleri ve Çin topraklarını tehdit etmeleri nedeniyle, ünlü Çin Seddi'ni inşa etmeye karar vermiştir. Bu duvar, hem bir savunma hattı hem de Hunların baskısını azaltmak için bir stratejik hamle olmuştur. Bu tarihsel yapı, iki medeniyet arasındaki gerilimi ve çatışmaları simgeler. • Mete Han, Asya Hun Devleti'nin en parlak dönemini yaşamış hükümdar olarak tanınır. Büyük zaferleri ve askeri stratejileriyle Asya'nın en güçlü imparatorluklarından birini kurmuş ve bu zaferler sayesinde hem devletini hem de Türk milletini dünya sahnesinde güçlü bir şekilde tanıtmıştır. Mete Han’ın en önemli başarılarından biri de Hunlar’ın askeri disiplini ve organizasyonunu geliştirmesi, aynı zamanda etkili bir yönetim anlayışı benimsemesidir. • Asya Hun Devleti, sadece askeri başarılarıyla değil, aynı zamanda kültürel ve ekonomik alandaki katkılarıyla da önemli bir devlet olmuştur. Hunlar, savaşçı toplumlar olmalarının yanı sıra, ticaret ve zanaat alanlarında da gelişmişlerdir. Bu dönemde, özellikle atlı göçebe yaşam tarzının etkisiyle, Türkler'in at binme ve okçuluk yetenekleri büyük bir ün kazanmıştır. • Ayrıca, Asya Hun Devleti'nin kurduğu bu güçlü yapı, Türklerin Orta Asya’daki tarihsel rolünü pekiştirmiş ve sonrasındaki birçok Türk devleti için bir örnek teşkil etmiştir. Göktürkler, Uygurlar ve diğer Türk toplulukları, Asya Hun Devleti'nden aldıkları mirasla kendi devletlerini kurmuş ve Asya'da geniş bir coğrafyada hüküm sürmüşlerdir. KAVİMLER GÖÇÜ (MS.375) ve Sonuçları • Balamir önderliğindeki Kuzey Hunları, Çin'in baskılarından kurtulmak amacıyla batıya doğru göç etmişlerdir. Bu süreçte karşılarına çıkan barbar kavimleri de Avrupa'ya yönlendirmişlerdir. Bu olaya "Kavimler Göçü" denir. Hunlar, göç ettikleri yerler arasında en uygun buldukları yer olan Macaristan Ovası'na yerleşmişler ve burada Avrupa'da kurdukları ilk Türk devleti olan Avrupa Hun Devleti 'ni kurmuşlardır. Kavimler Göçü, eski çağın sonlanıp yeni bir çağın başlamasına neden olmuş ve bu yönüyle tarihi bir dönüm noktası olmuştur. Kavimler Göçü'nün Sonuçları: İlk Çağ kapanmış, Orta Çağ başlamıştır. Kavimler Göçü, Batı Avrupa'da bir çağın kapanmasına ve yeni bir dönemin, Orta Çağ'ın başlamasına yol açmıştır. Avrupa'da Karanlık Çağ adı verilen döneme girilmiştir. Roma İmparatorluğu'nun zayıflaması ve bölünmesi, Batı Roma'da siyasi çöküşe neden olmuş, Avrupa'da bilimsel ve kültürel gelişmeler duraklamıştır. Roma İmparatorluğu'nun bölünmesiyle Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşü (476) yaşanmış, bu durum Hristiyan dünyasında da önemli bir ayrılığa yol açmıştır. Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşü sonucunda Batı'da Katolik Hristiyanlık, Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) ise Ortodoks Hristiyanlık olarak ikiye ayrılmıştır. Avrupa’daki kavimlerin kaynaşması , yeni bir etnik yapı oluşmasına yol açmış ve günümüz Avrupa’sının temelleri atılmaya başlanmıştır. Farklı kültürlerin birleşimi, Avrupa'nın demografik yapısının çeşitlenmesine neden olmuştur. Avrupa'daki merkezi krallıkların zayıflaması , merkezi hükümetlerin güç kaybetmesi ve derebeylik (feodalizm) sisteminin yükselmesiyle sonuçlanmıştır. Bu sistem, Avrupa'da toprak sahipleri arasında daha fazla yerel yönetim gücünün el değiştirmesine yol açmıştır. Feodalite (Derebeylik) sistemi ortaya çıkmış, feodal ilişkiler ve yerel yönetimlerin güçlenmesi, Avrupa'nın siyasi yapısını şekillendiren önemli bir gelişme olmuştur. Katolik kilisesinin güçlenmesi ve skolâstik düşüncenin ortaya çıkması, Orta Çağ boyunca Avrupa'da dini ve eğitimsel alandaki gelişmeleri etkilemiştir. Skolâstik düşünce, dini inançlarla felsefi ve bilimsel anlayışın birleşimi olarak öne çıkmıştır. Balamir’in önderliğindeki Kuzey Hunları, Avrupa'da ilk Türk Devleti olan Avrupa Hun Devleti'ni kurarak, hem Türk tarihinde hem de Avrupa tarihinde önemli bir iz bırakmışlardır. AVRUPA HUN DEVLETİ (375 – 469) • Balamir tarafından Macaristan 'da kurulmuştur. Avrupa’da kurulan ilk Türk devleti olma özelliğine sahiptir. • Balamir'den sonra devletin başına Uldız geçmiştir. Uldız döneminde, Türkler ilk kez Anadolu'ya ayak basmışlardır, bu da Türklerin Anadolu ile tanışmasının başlangıcını oluşturur. • En ünlü hükümdarı Attila ’dır. Attila, kardeşi Bleda ile birlikte bir süre ülkeyi yönetmiş, ancak ardından tek başına yönetime hakim olmuştur. Attila dönemi, Avrupa Hun Devleti'nin en parlak dönemini oluşturur. • Attila döneminde Doğu Roma ve Batı Roma 'ya büyük seferler düzenlenmiştir. Bu seferler, Roma İmparatorluklarının Asya Hunlarına karşı üstünlük sağlamaya çalıştığı zor bir dönemde gerçekleşmiştir. Doğu Roma ile Margus ve Anatolia (Anatolios) anlaşmaları yapılmış, Doğu Roma vergilendirilmiştir. Batı Roma 'ya yönelik Galya ve Roma seferleri yapılmış ve Batı Roma da Attila'nın etkisi altında vergi ödemeye başlamıştır. Ancak Roma seferlerinin sonlandırılmasında Sasani tehlikesi , Papa I. Leo’nun ricaları , ve Avrupa'da yayılan salgın hastalıklar etkili olmuştur. • Attila, Got-Longobard efsanelerinde, Fransa menkıbelerinde ve Germen destanı olan Nibelungen Destanı ’nda Etzel adıyla anlatılmaktadır. Bu, Attila'nın batıdaki halklar ve destanlar üzerindeki kültürel etkisinin bir yansımasıdır. • Macarlar , ilk liderleri Árpád 'ın kökenini Attila ile ilişkilendirerek, soylarının Hunlara dayandığını iddia ederler. Bu, Attila'nın Avrupa'daki etkilerinin sadece askeri değil, kültürel ve soyla ilgili de sürdüğünü gösterir. • Ancak, göçlerle desteklenmeyen Avrupa Hunları, zamanla asimile olmuşlardır . Bu, Avrupa'da kurdukları devletin sürekliliğini sağlamakta zorlanmalarına neden olmuştur. • Attila’nın ölümünden sonra , tahta geçme mücadeleleri ve Bizans 'ın saldırıları sonucunda Avrupa Hun Devleti zayıflamış ve kısa süre sonra yıkılmıştır . Bu da devletin sürdürülebilirliğini etkileyen önemli bir faktör olmuştur. I. GÖKTÜRK DEVLETİ (552-659) • Kurucusu Bumin Kağan 'dır. Devlet, Ötüken merkezli olarak kurulmuştur. Bu, Göktürklerin Asya'nın merkezinde güçlü bir devlet kurma arzusunu simgeler. • Göktürkler, Avar İmparatorluğu 'nu yıkarak bu topraklar üzerinde egemenlik kurmuşlardır. Avarlar, bu yenilginin ardından Avrupa'ya göç etmiş ve Avrupa Avar Devleti 'ni kurmuşlardır. • Türk adını kullanan ilk devlet olma özelliğine sahip olan Göktürkler, bu durumla birlikte milliyetçilik anlayışlarının temellerini atmışlardır. Türk kimliği etrafında bir devletleşme sürecine girmişlerdir. • Göktürkler, Çin ’i vergiye bağlamış ve İpek Yolu hâkimiyetini sağlamışlardır. Bu, onların Orta Asya’daki ekonomik gücünü pekiştiren önemli bir adımdır. • Devlet, İkili Teşkilat Sistemi ile yönetilmiştir. Bu sistemde, doğuda Bumin Kağan yönetimi, batıda ise İstemi Yabgu yönetimi söz konusudur. Bu, her iki bölgenin ayrı ayrı yönetilmesini sağlayan bir teşkilat modelidir. • İpek Yolu hâkimiyeti için önce Akhunlara karşı Sasaniler ile, daha sonra ise Sasanilere karşı Bizans ile ittifaklar kurmuşlardır. Bu stratejik ittifaklar, Göktürklerin bölgesel gücünü artırmalarına yardımcı olmuştur. Göktürkler, Bizans’a (yani İstanbul’a ) elçi gönderen ilk Türk devleti olarak tarih yazmışlardır. • Göktürklerin en parlak dönemi Mukan Kağan zamanında yaşanmıştır. Mukan Kağan, devletin sınırlarını genişletmiş ve güçlü bir devlet yapısı kurmuştur. • Çin, Böl-Parçala-Yönet taktiğini uygulamaya koymuş ve bu yöntem, Göktürklerin bölünmesine yol açmıştır. Sonuç olarak, Göktürkler Çin’in hâkimiyeti altına girmiştir. Bu da Göktürk Devleti'nin zayıflamasına ve sonrasında yıkılmasına neden olmuştur. Tabii, sıraları değiştirerek ve metni daha derli toplu hâle getirerek düzenledim: 5. II. GÖKTÜRK DEVLETİ (KUTLUK DEVLETİ - 682-745) • Bağımsızlık düşüncesiyle kurulan ilk Türk devleti olan II. Göktürk Devleti, Kutluk Kağan tarafından Ötüken merkezli olarak teşkilatlandırılmıştır. • Kutluk Kağan, dağınık Türk boylarını toplayarak birleştirdiği için İlteriş Kağan olarak anılmıştır. Bu birleştirme süreci, Türklerin siyasi birlik sağlama yolundaki en önemli adımlarından biridir. Ardından Kapgan Kağan devleti yönetmeye başlamıştır ve "Otuz Boyun Kağanı" olarak tanınmıştır. • Kutluk Kağan’dan sonra, ülkenin yönetimi doğuda Bilge Kağan , batıda ise Kültigin tarafından yürütülmüştür. Tonyukuk , tarihteki ilk vezir olarak atanmış ve bu durum, Göktürkler için önemli bir idari adım olmuştur. • Bilge Kağan , Çin ile Şantan Savaşı 'nı yapmış, Çin'e karşı önemli zaferler elde etmiştir. Bu zaferler, Göktürk Devleti'nin bağımsızlık mücadelesinin simgesidir. • Göktürk alfabesi , Türkler için bir ilk olup, Türk milletinin kültürel mirası arasında önemli bir yere sahiptir. Yolluğ Tigin , Bilge Kağan (735), Kültigin (732), ve Tonyukuk (725) adına Orhun Abideleri’ni dikmiştir. Bu abidelerde bir yüz Türkçe , diğer yüz ise Çince olarak yazılmıştır. • Uygurlar , Karluklar ve Basmiller in işbirliğiyle Göktürk Devleti'nin yıkılmasına sebep olmuş ve devlet tarihten silinmiştir. Göktürklerin Genel Özellikleri • Türk adını siyasi bir ad olarak kullanan ilk devlet Göktürkler'dir, bu durum onların milliyetçi bir yapıya sahip olduklarını gösterir. • Göktürkler, Türk millet bilincini geliştiren ilk Türk devleti olup, bu bilinci siyasette ve toplumda büyük ölçüde yaymışlardır. • Göktürk alfabesi , Türkler için önemli bir ilk milli alfabe olup, Türk tarihinde yazılı kültürün başlangıcını simgeler. • Orhun Yazıtları , Türk tarihinin ilk yazılı kaynağı olup, Göktürkler’in siyasi ve kültürel mirasının dayanaklarını sunar. • Ergenekon ve Bozkurt destanları, Göktürklerin sözlü edebiyat geleneği içinde önemli yer tutar ve bu destanlar Türk kültürünü yansıtır. • Bağımsızlık mücadelesi veren, Türk adını siyasi bir ad olarak kullanarak kurulan Göktürkler, milliyetçilik anlayışları ile tarihe yön vermişlerdir. • Parayı değişim aracı olarak kullanan ilk Türk devleti Göktürkler’dir ve bu, Türklerin ekonomik alandaki yenilikçi yaklaşımlarını gösterir. • Orta Asya’da en geniş sınırlara ulaşan Türk devleti olarak, Göktürkler hem toprak hem de kültürel anlamda en güçlü dönemi yaşamışlardır. Uygurlar (745-840) • Kutluk Bilge Kül Kağan tarafından Ötüken merkezli olarak kurulan bu devlet, başkentini Karabalgasun (Ordubalık) ’a taşıyarak başkent değiştiren ilk Türk devleti olmuştur. Bu, Uygurlar’ın yönetsel esnekliklerinin bir göstergesidir. • Moyen-Çur dönemi, Uygurlar’ın tarihindeki en parlak dönem olarak kaydedilmiştir. Bu dönemde kültürel ve sanatsal gelişmeler yaşanmış, devletin güçlü yapısı pekiştirilmiştir. • Bögü Kağan zamanında, Maniheizm dini devletin resmi dini olarak kabul edilmiştir. Böylece, din değiştiren ilk Türk devleti olarak Uygurlar tarihe geçmiştir. Budizm ve Maniheizm gibi Çin etkisiyle alınan bu dinler, Uygurlar’ın sosyal yapısını derinden etkilemiştir. • Mani dininin etkisiyle, hükümdarlarına Ay Tengri unvanı verilmiş, bu dini etkiyle resim sanatı gelişmiş ve Uygurlar, sanat alanında yeni bir ivme kazanmıştır. • Uygurlar, yerleşik hayata geçiş yapan ilk Türk devleti olarak dikkat çekerler. Tarım faaliyetlerine yoğunlaşmış ve yerleşik yaşam sürecine geçişte önemli adımlar atmışlardır. Bu süreçte, Uygurlar toplumsal yapıyı temelden değiştirerek tarım ekonomisine dayalı bir yaşam biçimine adım atmışlardır. • Türk tarihinin ilk şehirleri , Beşbalık , Ordubalık ve Turfan gibi yerleşim merkezleri Uygurlar tarafından kurulmuştur. Bu şehirler, sadece ekonomik açıdan değil, kültürel ve ticari açıdan da oldukça önemli merkezler haline gelmiştir. • Uygur Alfabesi , 18 harften oluşmuş ve Soğd alfabesi etkisi taşımaktadır. Bu alfabe, kültürel mirası ve dil birliğini korumanın yanı sıra, yazılı kültürün gelişmesinde de önemli bir rol oynamıştır. • Uygurlar, kâğıt ve matbaayı kullanarak kitaplar basmışlar ve kütüphaneler oluşturmuşlardır. Bu gelişmeler, bilimsel ve kültürel alanda ilerlemelerine katkı sağlamıştır. • Orta oyunu gibi tiyatro geleneklerini sahneleyerek, Türk tiyatrosunun temellerini atmışlardır . Bu, onların kültürel yapılarının zenginliğini ve sanata verdikleri önemi göstermektedir. • Maniheizm terimlerini Türkçeye çevirerek, ulusçu bir kimlik inşa eden Uygurlar, aynı zamanda töreyi yazılı hale getiren ilk Türk devleti olarak tarihe geçmiştir. Bu sayede, gelişmiş ticari hayatları ve yazılı hukuk kuralları ortaya çıkmıştır. • Uygurlar, Sekiz Yükmek , Altun Yaruk , ve Çaştani Bey gibi önemli eserler bırakmış, bu eserlerde Budizm öğretilerini anlatmışlardır. Karabalgasun , Sine-Uşi ve Moyen-Çur yazıtları da Uygurlar’ın kültürel mirasları arasında yer alır. • Göç ve Türeyiş Destanları , Uygurlar’ın sözlü edebiyatını yansıtırken, kubbeli anıt mezarlar ve mimarideki ilk örnekleri de onların sanata olan ilgisini göstermektedir. Ayrıca, fresk , vitray , çini , tezhip , minyatür , ve ciltçilik sanatları kitaplarda ve yapılarında kullanılarak zengin bir kültürel miras bırakılmıştır. • Kırgızlar , Uygurlar’ın sonunu getirmiştir. Ancak Uygurlar, Sarı ve Turfan Uygurları olarak ikiye ayrılmış, Turfan Uygurları Moğollar’ın kültürel yapısını etkilemiştir. Bu bölünme, Uygurlar’ın kültürel mirasının farklı coğrafyalarda varlık göstermeye devam etmesine olanak sağlamıştır. Yerleşik Yaşamın Kanıtları: Tohum ve tohumluk ambarları yerleşik yaşamın izlerini gösterir. Sulama kanalları ile tarımda yapılan yenilikler dikkat çeker. Tapınaklar , yerleşik yaşamın dini boyutunu yansıtır. Orak ve saban gibi tarımsal araçlar, tarımın önemini vurgular. Saray yapıları, devletin yönetsel gücünü ve halkla olan ilişkisini simgeler. Vergi alımı yoluyla devletin ekonomik yapısı hakkında bilgi verir. Sanat dalları : Fresk, vitray, çini gibi sanatlarla halkın estetik değerleri de şekillenmiştir. Not: Buğday tanesi , buğday ambarı ve değirmenler yerleşik hayatı kanıtlamaz, çünkü bu unsurlar birçok eski toplumda görülmüştür. Metninizi değiştirdim, sıralamaları ve yapıyı güncelledim, ayrıca birkaç ekleme yaptım: Avarlar • Avrupa ve Asya 'da devlet kurmuşlardır. Avrupa'da, Bayan Han önderliğinde devletlerini kurmuşlardır. • İstanbul'u kuşatan ilk Türk devleti olarak bilinirler. (İstanbul'a, Sasanilerle birlikte 619 ve 626 yıllarında saldırmışlardır.) • Slavlar ın, devlet kuran bir topluluk haline gelmesinde etkili olmuşlardır. • Hristiyanlığı kabul eden ilk Türk topluluğu olarak tarihe geçmişlerdir. • Franklar , Avarlar'ın Avrupa'daki siyasi varlığını sona erdirmiştir. Karluklar • İslamiyeti kabul eden ilk Türk topluluğu olarak bilinirler. • Talas Savaşı 'nda Abbasiler 'in yanında yer alarak savaşın kazanılmasına katkı sağlamışlardır. • Karahans Devleti'nin kurucuları olan Karluklar, ilk Müslüman Türk devleti nin temellerini atmışlardır. • Cengiz Han 'a itaat eden ilk Müslüman Türk boyu olarak tarihe geçmiştir. Kırgızlar • Uygurları yıkarak yeni bir devlet kurmuşlardır. • Orta Asya'da egemenlik kuran son Türk boyu olarak kabul edilirler. • Yenisey Yazıtları ve Manas Destanı , Kırgızlara ait önemli kültürel miraslardandır. Manas Destanı , dünyadaki en uzun destanlardan biridir ve 2000 yılında Birleşmiş Milletler tarafından tüm dillere çevrilmiştir. • Moğol hâkimiyetini kabul eden ilk Türk boyu olarak tanınmışlardır. • Bugün Kırgızistan olarak bilinen ülkede varlıklarını sürdürmüşlerdir. 1991 yılında bağımsızlık larını kazanmışlardır. Başkentleri Bişkek 'tir. Hazarlar • Hazar Denizi'ne adını veren Türk boyudur . Hazarlar, Orta Asya'dan gelen göçler sonucu, Hazar Denizi çevresinde güçlü bir devlet kurmuşlar ve bu bölgeyi uzun süre hakimiyetleri altında tutmuşlardır. • Paralı ordu kuran ilk Türk devleti olarak bilinirler. Hazarlar, askeri gücünü büyük ölçüde paralı askerler üzerinden sağlamış ve bu strateji sayesinde bölgedeki en güçlü askeri yapıya sahip olmuşlardır. • Museviliği benimseyen tek Türk boyu olarak tarih sahnesinde yer alırlar. Hazarların yönetici sınıfı, Musevi dinini kabul etmiş ve bu inancı devlete hakim kılmıştır. Bu durum, Hazarlara özgü bir dini yapı ve kültürün ortaya çıkmasına yol açmıştır. • İslamiyet'in Kafkaslara yayılmasını engellemişlerdir. İslam ordularının bölgedeki yayılmasını durdurmak adına güçlü bir direnç göstermişler ve 7. yüzyıldan itibaren bölgedeki Müslüman fetih hareketlerine karşı savunma yapmışlardır. • Müslümanların başında “Hazz” adı verilen yöneticiler bulunurdu. Hazarlar, İslam dünyasıyla da etkileşimde bulunmuş, ancak kendi dini yapılarının korunmasına özen göstermişlerdir. • Hazarlar, Orta Asya'nın batısında ve Doğu Avrupa'da etkili olmuş, İpek Yolu 'nu kontrol eden bir devlet olarak ticaret ve kültür açısından önemli bir rol oynamışlardır. • Hazarlar'ın düşüşü, Selçuklular'ın bölgeye müdahalesi ve Rusların gücünü artırması ile başlamıştır. Hazarlar, zamanla bu güçlerle başa çıkamayarak zayıflamış ve 10. yüzyılın ortalarında tamamen tarih sahnesinden silinmişlerdir. Peçenekler • Siyasi birlik sağlayıp devlet olamamışlardır. Peçenekler, büyük bir askeri güç oluşturmalarına rağmen, uzun süreli bir siyasi birlik kuramamışlar ve sürekli olarak çeşitli bölgelere göç etmişlerdir. • Ruslarla yüz yıldan fazla mücadele edip güneye inmelerini engellemişlerdir. Peçenekler, Ruslarla verdikleri uzun mücadeleler sonucunda, Rusların güneye inmesine karşı koymuşlar ve bu sayede Karadeniz’in kuzeyindeki bölgelere yerleşmelerini engellemişlerdir. Bu mücadele, Peçeneklerin askeri becerilerini ve direncini gösteren önemli bir tarihi dönüm noktasıdır. • Peçenekler, Orta Asya’dan Batı’ya doğru göç eden ilk Türk boylarından biri olarak bilinir ve Güney Rusya 'da büyük bir etkiye sahip olmuşlardır. • Bizans İmparatorluğu ile sık sık ilişkiler kurmuşlar ve bazen müttefik, bazen de düşman olarak Bizans'a karşı savaşmışlardır. • Peçenekler , İstanbul'a saldıran ilk Türk boylarından biri olup, 11. yüzyılda Bizans’a karşı önemli bir tehdit oluşturmuşlardır. Peçenekler'in Bizans'la olan ilişkileri, hem kültürel hem de askeri açıdan etkili olmuştur. • Peçenekler, Osmanlı İmparatorluğu'na kadar Türklerin Batı'ya göç etme sürecinde önemli bir geçiş halkası olmuş ve Batı Türkistan'dan gelen Türk boylarının Anadolu'ya yerleşmesinde rol oynamışlardır. • Bizans ordusunda paralı askerlik yapmışlardır. Peçenekler, Bizans İmparatorluğu’na karşı verdikleri mücadelelerle tanınırken, aynı zamanda Bizans ordusunda paralı asker olarak da görev almışlardır. Bu durum, Peçeneklerin savaşçılık yeteneklerini ve stratejik önemlerini gösterir. Bizans, Peçenekleri paralı asker olarak kullanarak, kendi ordusunu güçlendirmiş ve onları batı yönündeki savaşlarında önemli bir güç olarak kullanmıştır. • Malazgirt Savaşı'nda Bizans tarafından Selçuklu saflarına geçerek Selçukluların savaşı kazanmasında önemli rol oynamışlardır. 1071’deki Malazgirt Savaşı 'nda Peçenekler, Bizans İmparatoru IV. Romanos Diogenes'in ordusunda paralı asker olarak yer alırken, savaşın kritik anında Selçukluların yanında savaşa katıldılar. Bu, Peçeneklerin Bizans'a karşı olan düşmanlıklarının bir göstergesi olarak, Selçukluların zafer kazanmasında belirleyici bir faktör olmuştur. Bu durum, Peçeneklerin sadece bölgesel bir tehdit değil, aynı zamanda savaşın seyrini değiştiren stratejik oyuncular olduklarını da ortaya koyar. Oğuzlar • Türklerin en kalabalık ve en saygın koludur. Oğuzlar, tarih boyunca Türk toplumunun temel yapı taşlarından biri olmuştur. Büyük bir nüfusa sahip olan Oğuzlar, Orta Asya'dan Anadolu'ya kadar geniş bir coğrafyada etkili olmuşlardır. • Müslüman olanlara Türkmen, olmayanlara Uz adı verilmiştir. Oğuzların, İslamiyet’i kabul eden kısımları, "Türkmen" olarak adlandırılmış, İslam'ı kabul etmeyenler ise "Uz" olarak bilinmiştir. Bu iki grup arasında dini farklardan kaynaklanan toplumsal farklılıklar oluşmuştur. • Uz’lar Bizans ordusunda paralı askerlik yapmıştır. Uz’lar, Bizans İmparatorluğu’nda paralı asker olarak görev almış ve bu dönemde savaşçı kimliklerini pekiştirmişlerdir. • Kınık Boyu Selçukluları, Kayı Boyu Osmanlı Devleti'ni kurdu. Oğuzların en ünlü boyları arasında yer alan Kınık ve Kayı boyları, Türk tarihinde önemli devletlerin kuruluşuna öncülük etmiştir. Kınık Boyu’nun torunları Selçuklu Devleti'ni, Kayı Boyu’nun torunları ise Osmanlı Devleti'ni kurmuştur. • Günümüzdeki Gagavuzlar, Romanya’nın Dobruca bölgesine yerleşmiş olan Oğuzların torunlarıdır. Gagavuzlar, Oğuzların bir kolu olup, günümüzde Romanya’nın güneydoğusunda ve Moldova’da yaşamaktadırlar. Bu halk, Oğuz kültürünün izlerini taşımaktadır. Sabirler (Sibirliler) • Don-Volga nehirleri arasında yerleşmişlerdir. Sabirler, Orta Asya'nın kuzeyinden gelerek, özellikle Don ve Volga nehirleri arasındaki bölgelere yerleşmişlerdir. • Sibirya bölgesine adını veren Türk boyudur. Sabirler, Sibirya bölgesinin adını alan ilk Türk topluluğudur. • Sasanilerle birleşerek Bizans ile savaşmışlardır. Sabirler, Sasaniler ile ittifak kurarak Bizans İmparatorluğu’na karşı mücadele etmişlerdir. • Anadolu’ya akınlar yapan ikinci Türk devletidir. Sabirler, Orta Asya'dan çıkarak Anadolu'ya akınlar yapmış ve burada Türklerin ilk askeri harekâtlarını başlatan topluluklardan biri olmuştur. Kıpçaklar (Kumanlar) • Karadeniz’in kuzeyine yerleşmişlerdir. Kıpçaklar, Karadeniz’in kuzey bölgesine yerleşmiş, burada güçlü bir devlet kurmuşlardır. • Altın Orda Devleti’nin Türkleşmesinde rol oynamışlardır. Kıpçaklar, Altın Orda Devleti'nin kuruluşunda ve Türkleşmesinde önemli bir rol üstlenmişlerdir. • Ruslarla mücadeleleri, Rus İgor Destanı’na konu olmuştur. Kıpçaklar, Ruslarla uzun süre süren mücadelelere girmiş ve bu mücadelenin anlatıldığı İgor Destanı 'nda yer almışlardır. • Oğuzlarla olan mücadeleleri, Dede Korkut hikâyelerinin doğmasına neden olmuştur. Kıpçaklar, Oğuzlarla olan çatışmalarının ardından, Dede Korkut hikâyelerinin en önemli figürlerinden biri olmuştur. • Eyyubi ve Memlük ordularında görev yapmışlardır. Kıpçaklar, Eyyubi ve Memlük devletlerinde paralı asker olarak görev almış ve bu devletlere katkı sağlamışlardır. • Codex Cumanicus adlı sözlükleri vardır. Kıpçaklar, kendi dillerini derleyerek, Codex Cumanicus adlı bir sözlük oluşturmuşlardır. Bu eser, Kıpçak dilini anlamak ve öğretmek amacıyla hazırlanmıştır. Macarlar • İlk yurtları olan İtil bölgesinden Macaristan’a gelip yerleşmişlerdir. Macarlar, ilk olarak İtil (Volga) bölgesinde yaşamış, daha sonra Orta Avrupa’ya göç ederek Macaristan’a yerleşmişlerdir. • Hıristiyanlığı benimseyip zamanla asimile olmuşlardır. Macarlar, Hıristiyanlık dinini kabul etmiş ve zamanla Türk kültüründen uzaklaşarak Hıristiyan bir toplum haline gelmişlerdir. • Türk kültürü, tarihi ve dili üzerine ilk araştırmaları başlatıp dünyadaki ilk Türkoloji Enstitüsü’nü 1870’de Budapeşte’de açmışlardır. Macarlar, Türk kültürünü araştırmaya erken başlamış ve Budapeşte’de ilk Türkoloji Enstitüsü ’nü kurarak Türk dili ve kültürü üzerine çalışmalar yapmışlardır. Bulgarlar • Oğuz Türkleri ile Hun kavimlerinin kaynaşması sonucu ortaya çıkmışlardır. Bulgarlar, Oğuz Türkleri ve Hun kavimlerinin birleşiminden doğmuş, bu birleşimden ötürü kültürel ve askeri anlamda güçlü bir toplum yapısı oluşturmuşlardır. • Kübrat yönetiminde Büyük Bulgar Devleti kurulmuştur. Bulgarlar, Büyük Bulgar Devleti’ni Kubrat adlı liderlerinin önderliğinde kurmuşlardır. • Hazarlar siyasi varlıklarına son vermiştir. Bulgarlar, Hazarlara karşı mücadele ederek, Hazarların siyasi varlığını sona erdirmiştir. • İdil (İtil-Volga) ve Tuna Bulgarları olarak ikiye ayrılmıştır. Hazarların yıkılmasından sonra Bulgarlar, iki ayrı devlete bölünmüş; İdil Bulgarları ve Tuna Bulgarları olarak farklı coğrafyalarda varlıklarını sürdürmüşlerdir. • Boris Han yönetiminde Bizans ile mücadele etmişlerdir. Tuna Bulgarları, Bizans’a karşı başarılı bir şekilde direniş göstermiş ve Boris Han’ın önderliğinde Bizans’ı zayıflatmıştır. • Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul edip, Han yerine Çar unvanını kullanmaya başlamışlardır. Tuna Bulgarları, Hıristiyanlık dinini kabul ederek kültürel dönüşüme gitmişlerdir. Aynı zamanda hükümet yapılarını da değiştirerek "Han" yerine Çar unvanını kullanmaya başlamışlardır. • İdil Bulgarları İslamiyeti benimsemişlerdir. İdil Bulgarları, Orta Asya’daki İslamiyet’in etkisiyle İslam dinini kabul etmiş ve İslam dünyasıyla entegrasyon sağlamışlardır. • Önemli Not: Avrupa’da kurulan ilk Müslüman Türk devleti = İdil Bulgarları , Asya’da kurulan ilk Müslüman Türk devleti = Karahanlılar . Akhunlar (Eftalitler) • Hindistan’ın kuzey bölgelerine yerleşmişlerdir. Akhunlar, Hindistan’ın kuzeyine yerleşerek burada önemli bir kültürel ve askeri güç oluşturmuşlardır. • Göktürkler ve Sasanilerle mücadele sonucunda yıkılmışlardır. Akhunlar, Göktürkler ve Sasaniler ile girdikleri çatışmalarda zayıflayarak sonunda yok olmuşlardır. Türkişler • Göktürklerin Çin egemenliğine girmesi ile bağımsız olmuşlardır. Göktürklerin Çin etkisine girmesinin ardından Türkişler , Orta Asya'da bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. • Sulu Kağan zamanında Emevilerle mücadele ederek Orta Asya’da Arap egemenliğine izin vermemişlerdir. Sulu Kağan , Emevi Devleti’nin Orta Asya'ya nüfuz etmesine karşı çıkmış ve bölgenin Arap hâkimiyetine geçmesini engellemiştir. • Kurucusu Baga Tarkan, kendi adına para bastıran ilk Türk hükümdarıdır. Baga Tarkan , kendi adına para bastıran ilk Türk hükümdarı olup, bu durum onun egemenliğini simgelemiştir. (Yarmak) • Budizm’i benimseyip yerleşik yaşama geçmişlerdir. Türkişler, yerleşik hayata geçiş yaparak Budizm dinini kabul etmiş ve tarıma dayalı bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Kimekler (Yemekler) • Devlet kuramamışlardır. Kimekler, Türk tarihi boyunca herhangi bir bağımsız devlet kuramamışlardır. • Kıpçakların hâkimiyetine girmişlerdir. Kimekler, bir süre sonra Kıpçakların egemenliğine girerek onların yönetiminde yaşamaya başlamışlardır. • Ülke on bir il’e ayrılmış, her il’in başına "Tutug" adı verilen yönetici atanmıştır. Kimekler, siyasi olarak on bir ayrı bölgeye ayrılmış ve her birinin başına Tutug adı verilen yöneticiler atanmıştır. Bu yönetim sistemi, bölgesel otoritenin sağlanmasında önemli bir rol oynamıştır. Başkurtlar (Başkurtlar) • Günümüzde Rusya Federasyonu’na bağlı olarak varlıklarını sürdürmektedirler. Başkurtlar, günümüz Rusya’sında Başkurtistan adıyla tanınan bölgeye yerleşmişlerdir. Bugün Rusya Federasyonu’na bağlı olarak varlıklarını sürdürmektedirler ve kendi kültürlerini yaşatmaya devam etmektedirler. Devlet / Topluluk Özet İskitler MÖ 8. yüzyıldan itibaren Orta Asya ve Kuzeydoğu Avrupa'da yaşamışlardır. Savaşçı bir halk olarak tanınırlar. İskitler, özellikle okçuluk ve atlı savaşçılarıyla ünlüdür. Avrupa Hunları 4. yüzyılda Orta Avrupa'da büyük bir imparatorluk kurmuşlardır. Attila önderliğinde Batı Roma İmparatorluğu’na büyük baskı yapmışlardır. Asya Hunları MÖ 3. yüzyılda Orta Asya’da kurulmuş, Çin’e karşı büyük zaferler kazanmışlardır. Büyük Hun İmparatorluğu'nun temellerini atmışlardır. 1. Göktürkler (682-745) İlk Türk devleti, bağımsızlık mücadelesi ile kurulmuş. Orta Asya'da en geniş sınırlara ulaşmış. Göktürk alfabesini oluşturmuş ve Orhun Yazıtları ile yazılı kaynak bırakmıştır. İlk milli alfabe ve yazılı kaynakları oluşturmuşlardır. 2. Göktürkler (2. Devlet) Bağımsızlık mücadelesiyle kurulan, Kutluk Kağan tarafından kurulan devlet. İlk Türk devleti olup, Çin’e karşı bağımsızlık mücadelesi yapmış, Orhun Abideleri dikilmiştir. Uygurlar (745-840) İlk yerleşik yaşama geçen Türk devleti. Maniheizm ve Budizm kabul etmişlerdir. Kâğıt ve matbaayı kullanmışlar, Türk tiyatrosunun temellerini atmışlardır. Orta oyunu ve yazılı eserler bırakmışlardır. Avarlar Asya ve Avrupa’da devlet kurmuşlardır. Bizans’ı kuşatarak ilk Türk devleti olarak tanınmışlardır. Hristiyanlık kabul eden ilk Türk topluluğudur. Karluklar İslamiyet’i kabul eden ilk Türk topluluğu. Talas Savaşı'nda Abbasiler yanında yer alarak önemli bir zafer kazanmışlardır. İlk Müslüman Türk devleti olan Karahanlılar’ın kurucusudur. Kırgızlar Uygurları yıkarak devlet kurmuşlar, Orta Asya'da son Türk boyu olarak egemenlik kurmuşlardır. Manas Destanı en uzun destandır ve BM tarafından tüm dillere çevrilmiştir. Peçenekler Siyasi birlik kuramayan bu topluluk, Ruslarla uzun süre mücadele etmiş ve güneye inmelerini engellemiştir. Malazgirt Savaşı'nda Selçuklulara destek olmuşlardır. Oğuzlar Türklerin en büyük koludur, Kınık Boyu Selçukluları, Kayı Boyu Osmanlı'yı kurmuştur. Günümüzdeki Gagavuzlar, Romanya'da yaşayan Oğuzların torunlarıdır. Sabirler Don-Volga arasında yerleşmişlerdir ve Sibirya'nın adını almışlardır. Anadolu’ya ikinci akınları gerçekleştiren Türk devletidir. Kıpçaklar Karadeniz’in kuzeyine yerleşmiş, Altın Orda’nın Türkleşmesinde rol oynamışlardır. Eyyubi ve Memlük ordularında görev almışlardır. Codex Cumanicus adlı sözlükleri vardır. Macarlar İtil bölgesinden Macaristan’a göç etmiş, Hristiyanlığı kabul ederek asimile olmuşlardır. Türkoloji üzerine ilk araştırmaları yapmışlar ve Budapeşte’de ilk Türkoloji Enstitüsünü kurmuşlardır. Bulgarlar Oğuz Türkleri ve Hun kavimlerinin kaynaşmasıyla kurulmuşlar, Hazarlar tarafından zayıflatılmışlardır. Tuna Bulgarları Hristiyanlık kabul etmiş, İdil Bulgarları ise İslamiyet’i benimsemiştir. Akhunlar Hindistan’ın kuzeyine yerleşmiş, Göktürkler ve Sasanilerle mücadele etmiştir. Sonunda bu iki devletin etkisiyle yıkılmışlardır. Türkişler Göktürklerin Çin egemenliğine girmesiyle bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Sulu Kağan zamanında Arap egemenliğine karşı mücadele etmişlerdir. Budizm’i benimsemişlerdir. Kimekler Devlet kuramamışlar, Kıpçakların hâkimiyetine girmişlerdir. Ülke 11 il’e ayrılmış ve her il’e "Tutug" adı verilen yönetici atanmıştır. Başkurtlar Günümüzde Rusya'ya bağlı olarak yaşamlarını sürdürmektedirler. Kendi kültürlerini yaşatarak varlıklarını sürdürmüşlerdir.
- İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ - 1
Türk Adının Anlamı Türk Adı ve Anlamları: Türk adı tarih boyunca birçok anlam taşımıştır. "Güç, kuvvet, olgunluk çağı, türeyen, miğfer (Çin kaynakları)" bu anlamlardan bazılarıdır. Kaynaklarda İlk Kullanımı: Türk adı ilk olarak Çin yıllıklarında görülmüştür. Coğrafi bir ad olarak "Türkiye" ise Bizans kaynaklarında VI. yüzyılda Orta Asya için kullanılmıştır. Evrensel Kullanımı: Türklerin geniş coğrafyalara yayılması nedeniyle farklı milletlerin kaynaklarında da Türk adına rastlanır. Tarihi Bilgiler ve Kaynaklar: Türk tarihine dair bilgilerin genellikle diğer milletlerin yazılı kaynaklarından öğrenilmesi, Türklerin yazıyı geç kullanmasından kaynaklanır. Türk Adının Anlamı ve Kaynakları (Tablo) Kavram Anlam Kaynak Türk Güç, kuvvet, olgunluk çağı, türeyen Çin yıllıkları Türkiye Coğrafi bir bölge olarak "Orta Asya" için Bizans kaynakları Miğfer Türklerin kullandığı başlık anlamı Çin kaynakları Türklerin İlk Anayurdu Orta Asya'nın Özellikleri: Türklerin ilk anayurdu olan Orta Asya, geniş bozkırların ve sert karasal iklimin hakim olduğu bir bölgedir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise oldukça soğuktur. Tarım arazilerinin sınırlılığı Türklerin hayvancılıkla uğraşmasını zorunlu kılmıştır. Göçebe Hayat: Hayvancılıkla uğraşan Türkler göçebe bir yaşam tarzını benimsemişlerdir. Türk Göçlerinin Nedenleri Coğrafi ve Ekonomik Nedenler: Kuraklık ve iklim değişiklikleri Salgın hayvan hastalıkları Yeni otlak arayışı Sosyal Nedenler: Nüfus artışı ve boyların birbirine bağlı olması Siyasi Nedenler: Boylar arası mücadele Moğol ve Çin baskıları Bağımsızlık arzusu ve dünya hakimiyeti düşüncesi Türk Göçlerinin Sonuçları Kültürel Yayılma: Türk kültürü, göç edilen bölgelerde diğer kültürlerle kaynaşmıştır. En az değişime uğrayan alan askerliktir. Siyasi Yapı: Türkler, gittikleri yerlerde güçlü devletler kurarak yönetim ve askeri teşkilat alanında örnek olmuşlardır. Farklılıkların Ortaya Çıkışı: Göç eden Türk boyları arasında dini, kültürel ve sosyal farklılıklar meydana gelmiştir. Göçebe Yaşam Tarzının Kültüre Etkisi Yönetim: Boylar federasyonu şeklinde örgütlenilmiştir, merkezi yönetim zayıf kalmıştır. Geçim Kaynakları: Hayvancılık ve ticaret temel geçim kaynağıdır. Toplum Yapısı: Sosyal sınıflar gelişmemiştir, dayanışma ön plandadır. Çekirdek aile yapısı güçlüdür. Sanat ve Mimari: Taşınabilir sanat eserleri ve "hayvan üslubu" ile çadır sanatı gelişmiştir. Mimari alanında gelişim sınırlıdır. Orta Asya Kültür Merkezleri Anav Kültürü: Orta Asya’nın bilinen en eski kültür merkezidir. Tagar Kültürü: En gelişmiş kültürdür, günümüze en yakın dönemi temsil eder. Andronova Kültürü: Türklerin atalarının yaşadığı geniş bir alana yayılmış kültürdür. İlk kez atı evcilleştirmişlerdir. Karasuk Kültürü: Demir işçiliği burada başlamıştır. Afanasyevo ve Kelteminar Kültürleri: Orta Asya uygarlığının temelini oluşturmuşlardır. NOTLAR Dil ve Yazı: İslamiyet öncesi Türkler arasında kullanılan ilk alfabeler Göktürk ve Uygur alfabeleridir. Din ve İnanç: Gök Tanrı inancı hâkimdir. Ayrıca Şamanizm, animizm gibi doğa merkezli inançlar yaygındır. Askeri Yapı: Ordu-millet anlayışı benimsenmiştir. Türklerin askerlikteki üstünlüğü göç ettikleri her bölgede etkisini göstermiştir. Konumuz İlk Türk Toplulukları ve Devletleri konusu ile devam edecektir.
- 6) Rasyonel Sayılar
Rasyonel sayılar, matematikte iki tam sayının oranı olarak tanımlanır ve genel formu a/b şeklindedir. Burada a pay, b ise payda olarak adlandırılır. Payda sıfır olamaz. Rasyonel sayılar, hem kesirli hem de ondalıklı biçimde ifade edilebilirler. Örneğin, 1/2, -3/4, 0.75 gibi sayılar rasyonel sayılara örnektir. Rasyonel Sayıların Özellikleri: Tam Sayılar da Rasyonel Sayıdır : Her tam sayı, kendisinin 1'e bölünmesiyle bir rasyonel sayıya dönüşebilir. Örneğin, 3 sayısı, 3/1 olarak rasyonel bir sayıdır. Ondalıklı Sayılar : Eğer bir rasyonel sayı ondalıklı hale getirilirse, sonlu ondalıklı veya kesirli ondalıklı bir sayı olur. Örneğin, 1/4 = 0.25 gibi. Negatif Rasyonel Sayılar : Negatif bir sayıyı da rasyonel sayılar arasında görebiliriz. Örneğin, -2/3. Rasyonel Sayılarla İşlem Yapma: Toplama : Aynı paydalara sahip rasyonel sayılar doğrudan toplanabilir. Farklı paydalara sahip ise, paydalar eşitlenmeli ve sonra toplama işlemi yapılmalıdır. Çıkarma : Toplamadaki gibi paydalara dikkat edilir ve çıkarma işlemi yapılır. Çarpma : Paylar çarpılır, paydalar çarpılır. Bölme : Bölme işleminde, bölünen sayının tersine alınarak çarpma yapılır. Örnekler: Toplama Örneği :2/3 + 4/3 = (2 + 4) / 3 = 6/3 = 2 Çıkarma Örneği :5/6 - 1/6 = (5 - 1) / 6 = 4/6 = 2/3 Çarpma Örneği :2/3 × 4/5 = (2 × 4) / (3 × 5) = 8/15 Bölme Örneği :2/3 ÷ 4/5 = 2/3 × 5/4 = (2 × 5) / (3 × 4) = 10/12 = 5/6 Rasyonel Sayıların Sayı Doğrusundaki Yeri: Rasyonel sayılar, sayı doğrusu üzerinde sırasıyla yer alır. Örneğin, -1/2, 0, 3/4 sayıları sayı doğrusu üzerinde belirli yerlerdeki noktalara karşılık gelir. Kıyaslama: Rasyonel sayılar arasında büyüklük karşılaştırmaları yapılabilir. Eğer paydalar eşitse, paylar karşılaştırılarak büyüklük belirlenir. Eğer paydalarda farklı sayılar varsa, önce paydalar eşitlenir ve sonra kıyaslama yapılır. Sonuç: Rasyonel sayılar, matematiksel işlemlerde çok önemli bir yer tutar. Bunlar, hem kesirli sayıları hem de ondalıklı sayıları kapsar. Rasyonel sayılarla işlem yapabilmek, temel matematiksel becerilerin bir parçasıdır ve bu konudaki sağlam bir anlayış, daha ileri konularda da faydalı olacaktır.
- 5) Denklemler
Denklemler Bir denklemi çözmek, bilinmeyen bir değeri bulmaya yönelik yapılan işlemler bütünüdür. Denklemler, genellikle eşitliğin her iki tarafında bulunan terimler arasındaki ilişkileri ortaya koyar. Temel olarak denklemler, bilinmeyen terimleri barındırarak bir çözüm arar. Denklem Türleri Birinci Dereceden Denklemler: Yalnızca bilinmeyenin birinci kuvveti vardır. Bu tür denklemler en basit ve yaygın olanlardır. Örnek: 2x+3=72x + 3 = 7Çözüm:2x=7−32x = 7 - 32x=42x = 4x=2x = 2 İkinci Dereceden Denklemler: En yüksek derece 2'dir ve genellikle iki farklı kök bulunur. Örnek: x2−4x+3=0x^2 - 4x + 3 = 0Çözüm:Çarpanlara ayırma yöntemi ile:(x−3)(x−1)=0(x - 3)(x - 1) = 0Kökler:x=3x = 3 veya x=1x = 1 Üçüncü Dereceden ve Daha Yüksek Dereceden Denklemler: Bu denklemler daha karmaşık olup genellikle çözümü için daha fazla yöntem gerektirir. Örnek: x3−6x2+11x−6=0x^3 - 6x^2 + 11x - 6 = 0 Denklem Çözme Yöntemleri Toplama ve Çıkarma Yöntemi İki denklemde aynı terimi bulundurduğunda bu terimler birbirine eklenebilir ya da çıkarılabilir. Örnek: x+y=5x + y = 5x−y=3x - y = 3Toplayarak çözebiliriz:(x+y)+(x−y)=5+3(x + y) + (x - y) = 5 + 32x=82x = 8x=4x = 4 Çarpanlara Ayırma Genellikle ikinci dereceden denklemlerde kullanılır. Örnek: x2−5x+6=0x^2 - 5x + 6 = 0Çarpanlara ayırma:(x−3)(x−2)=0(x - 3)(x - 2) = 0Kökler:x=3x = 3 veya x=2x = 2 Karekök Alma Özellikle kareli terimleri çözmek için kullanılır. Örnek: x2=16x^2 = 16Karekök alarak çözebiliriz:x=4x = 4 veya x=−4x = -4 Substitusyon (Yerine Koyma) Yöntemi Bir denklemi çözmek için diğerinden elde edilen değeri yerine koyma yöntemi. Örnek: x+y=10x + y = 102x−y=42x - y = 4Birinci denklemden y=10−xy = 10 - x ifadesini bulalım, ardından ikinci denklemde yerine koyalım:2x−(10−x)=42x - (10 - x) = 42x−10+x=42x - 10 + x = 43x=143x = 14x=143x = \frac{14}{3} Örnek Sorular Birinci Dereceden Denklem: 3x+5=173x + 5 = 17Çözüm:3x=17−53x = 17 - 53x=123x = 12x=4x = 4 İkinci Dereceden Denklem: x2−6x+9=0x^2 - 6x + 9 = 0Çözüm:(x−3)(x−3)=0(x - 3)(x - 3) = 0x=3x = 3 (tek kök) Çarpanlara Ayırma: x2−7x+12=0x^2 - 7x + 12 = 0Çözüm:(x−3)(x−4)=0(x - 3)(x - 4) = 0Kökler:x=3x = 3 ve x=4x = 4 Karekök Alma: x2=25x^2 = 25Çözüm:x=5x = 5 veya x=−5x = -5 İpucu ve Çözüm Yöntemleri Denklemde bir bilinmeyen varsa , önce bilinmeyeni yalnız bırakmaya çalışın. Denklemde iki bilinmeyen varsa , genellikle iki denklem gereklidir. İkinci dereceden denklemler için çarpanlara ayırma veya kökleri doğrudan bulma yöntemini tercih edebilirsiniz. Denklem çözerken, belirli bir yöntemi uygulamak ve adım adım çözüm yapmak oldukça önemlidir. Bu sayede işlem hatalarından kaçınabilirsiniz.
- 4) Asal Çarpanlara Ayırma
Bir sayıyı asal çarpanlara ayırmak, o sayıyı yalnızca asal sayılarla çarparak ifade etmektir. Bu işlemde, sayıyı bölerek en küçük asal sayılara ulaşmaya çalışırız. Asal sayılar yalnızca 1 ve kendisiyle tam bölünebilen sayılardır. Asal Çarpanlara Ayırma Adımları: En küçük asal sayıyı kullanarak başla: Sayıyı 2 gibi en küçük asal sayıya bölüp kalanla devam et. Eğer sayı 2 ile bölünemiyorsa, 3'e geçebilirsin. Bölme işlemini tekrarla: Bir asal sayı ile bölüm yaparak her seferinde sonucu bölelim. Bölme işlemi devam ettikçe, sayıyı yalnızca asal sayılarla bölmüş oluruz. İşlem bitene kadar devam et: Bölme işlemi sırasında, kalan sayı 1 olduğunda işlem tamamlanır. Örnek 1: 180 sayısının asal çarpanlara ayırılması 180 ÷ 2 = 90 90 ÷ 2 = 45 45 ÷ 3 = 15 15 ÷ 3 = 5 5 ÷ 5 = 1 Sonuç: 180 = 2 × 2 × 3 × 3 × 5 Örnek 2: 84 sayısının asal çarpanlara ayırılması 84 ÷ 2 = 42 42 ÷ 2 = 21 21 ÷ 3 = 7 7 ÷ 7 = 1 Sonuç: 84 = 2 × 2 × 3 × 7 Örnek 3: 225 sayısının asal çarpanlara ayırılması 225 ÷ 3 = 75 75 ÷ 3 = 25 25 ÷ 5 = 5 5 ÷ 5 = 1 Sonuç: 225 = 3 × 3 × 5 × 5 Notlar: Asal çarpanlara ayırma işlemi, bir sayının bölünebildiği en küçük asal sayıya bakılarak yapılır. Bir sayının asal çarpanlarına ayrılması, o sayının asal sayıların çarpanı olarak ifade edilmesini sağlar. Bu işlem, özellikle sayılarla yapılan bölme, ekok, ebob gibi işlemlerde kullanılır. Uygulama Soruları: Soru: 56 sayısını asal çarpanlara ayırınız. Cevap: 56 ÷ 2 = 2828 ÷ 2 = 1414 ÷ 2 = 77 ÷ 7 = 1 Sonuç: 56 = 2 × 2 × 2 × 7 Soru: 120 sayısını asal çarpanlara ayırınız. Cevap: 120 ÷ 2 = 6060 ÷ 2 = 3030 ÷ 2 = 1515 ÷ 3 = 55 ÷ 5 = 1 Sonuç: 120 = 2 × 2 × 2 × 3 × 5 Bu örneklerde olduğu gibi, sayıları asal çarpanlara ayırırken her bölme adımında en küçük asal sayıyı seçip sayıyı böleriz. Bu sayede büyük sayılar kolayca asal çarpanlarına ayrılır ve her adımda işlem netleşir.
- 3) EBOB - EKOK
Ebob (En Büyük Ortak Bölgen) Ebob, iki veya daha fazla sayının ortak bölenlerinin en büyüğüdür. Başka bir deyişle, birden fazla sayıyı bölen en büyük sayıdır. Örnek: 36 ve 60 'ın ebobunu bulalım: 36'nın bölenleri: 1, 2, 3, 4, 6, 9, 12, 18, 36 60'ın bölenleri: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 10, 12, 15, 20, 30, 60 Ortak bölenler: 1, 2, 3, 4, 6, 12 Ebob(36, 60) = 12 Formül : Ebob, iki sayının tüm ortak bölenlerinin en büyüğüdür. Ekok (En Küçük Ortak Kat) Ekok, iki veya daha fazla sayının ortak katlarının en küçüğüdür. Başka bir deyişle, verilen sayılarla bölünebilen en küçük sayıdır. Örnek: 36 ve 60 'ın ekokunu bulalım: 36'nın katları: 36, 72, 108, 144, 180, ... 60'ın katları: 60, 120, 180, 240, ... Ortak katlar: 180, 360, ... Ekok(36, 60) = 180 Formül : Ekok, iki sayının çarpımının, eboblarına bölünmesiyle hesaplanabilir: Ekok(a,b)=a×bEbob(a,b)\text{Ekok}(a, b) = \frac{a \times b}{\text{Ebob}(a, b)} Örneğin: Ekok(36,60)=36×6012=180\text{Ekok}(36, 60) = \frac{36 \times 60}{12} = 180 Daha Fazla Örnek Ebob ve Ekok Hesaplama 15 ve 20 için: Ebob = 5 Ekok = 60 Açıklama : 15'in bölenleri: 1, 3, 5, 15; 20'nin bölenleri: 1, 2, 4, 5, 10, 20. Ortak bölen: 5. Ekok ise 15 ve 20'nin en küçük ortak katı olan 60'dır. Ebob ve Ekok Hesaplama 9 ve 14 için: Ebob = 1 Ekok = 126 Açıklama : 9'un bölenleri: 1, 3, 9; 14'ün bölenleri: 1, 2, 7, 14. Ortak bölen: 1. Ekok ise 9 ve 14'in en küçük ortak katı olan 126'dır. Ebob ve Ekok Uygulama Soruları Soru : 24 ve 36'nın ebobunu ve ekokunu bulun. Çözüm : Ebob : 12 Ekok : 72 Soru : 18 ve 45 için ebob ve ekok hesaplayınız. Çözüm : Ebob : 9 Ekok : 90 Soru : 21 ve 28'in ekokunu bulun. Çözüm : Ekok : 84 Ebob ve Ekok Kullanım Alanları Ebob ve ekok, genellikle kesirlerin sadeleştirilmesi, paydalı işlemlerde ve zaman hesaplamalarında kullanılır. Ayrıca problemler çözülürken, bu kavramlar sayesinde daha hızlı ve doğru sonuçlar elde edilir. Özet Tablo Sayılar Ebob Ekok 36 ve 60 12 180 15 ve 20 5 60 9 ve 14 1 126 24 ve 36 12 72 18 ve 45 9 90 Sonuç Ebob ve ekok, matematiksel problemlerde temel kavramlar olup sayı kümeleri ve bölme işlemleriyle ilgili pek çok soruda önemli yer tutar. Bu kavramları doğru kullanmak, problemlerin hızlı ve etkili bir şekilde çözülmesini sağlar.
- 2) Sayılar
1. Doğal Sayılar (ℕ) Doğal sayılar, sıfırdan başlayarak pozitif tam sayıları ifade eder. Bu küme sayma işlemleriyle ilişkilidir. Genellikle nesneleri sayarken kullanılır. Örnek : 0, 1, 2, 3, 4, 5, ... 2. Tam Sayılar (ℤ) Tam sayılar, negatif, sıfır ve pozitif tam sayılardan oluşan bir kümedir. Örnek : -3, -2, -1, 0, 1, 2, 3, ... 3. Faktöriyel (n!) Bir pozitif tam sayının faktöriyelini, o sayıya kadar olan tüm pozitif tam sayıların çarpımı olarak hesaplanır. Örnek : 5! = 5 × 4 × 3 × 2 × 1 = 120 4. Sayma Sistemleri Sayma sistemleri, sayıları temsil etmenin farklı yollarıdır. Onluk Sayma Sistemi (Decimal System) : 10 tabanlıdır ve 0-9 arası rakamları kullanır. Örnek: 153 (1×10² + 5×10¹ + 3×10⁰) İkilik Sayma Sistemi (Binary System) : 2 tabanlıdır ve sadece 0 ve 1 kullanılır. Örnek: 1010 (1×2³ + 0×2² + 1×2¹ + 0×2⁰) 5. Bölme ve Bölünebilme Kuralları Bölme işlemi, bir sayıyı başka bir sayıya bölme işlemidir. Bölünebilme kuralları ise, bir sayının başka bir sayıya tam bölünüp bölünemeyeceğini belirlemek için kullanılan kurallardır. 2 ile Bölünebilme : Son rakamı çift olmalı (Örnek: 14, 26, 48). 3 ile Bölünebilme : Rakamlar toplamı 3'e bölünebilmeli (Örnek: 21, çünkü 2+1 = 3). 5 ile Bölünebilme : Son rakamı 0 veya 5 olmalı (Örnek: 25, 100). 10 ile Bölünebilme : Son rakamı 0 olmalı (Örnek: 1000). Örnek Sorular Soru : 12 sayısı 3 ile bölünebilir mi? a) Evet b) Hayır Cevap : a) Evet çünkü 1 + 2 = 3, bu da 3'e bölünebilir. Soru : 6! = ? işleminin sonucu nedir? a) 720 b) 120 c) 360 d) 7200 Cevap : a) 720 çünkü 6! = 6 × 5 × 4 × 3 × 2 × 1 = 720. Soru : 1011 sayısı hangi sayı sistemine aittir? a) Onluk Sayma Sistemi b) İkilik Sayma Sistemi c) Sekizlik Sayma Sistemi d) Onaltılık Sayma Sistemi Cevap : b) İkilik Sayma Sistemi çünkü sadece 0 ve 1 rakamları kullanılmıştır. Bu kavramları ve kuralları anlamak, sayılarla ilgili problemlerde başarılı olmanıza yardımcı olacaktır.
- 1) Temel Kavramlar
Temel Kavramlar konusu, matematikte kullanılan bazı temel terimleri ve kavramları içerir. Bu kavramlar, daha karmaşık matematiksel problemlerin temelini atar. İşte bu konuya dair bazı önemli başlıklar: 1. Sayılar: Doğal Sayılar (ℕ): 0’dan başlayan, pozitif tam sayılardır. Örneğin: 0, 1, 2, 3, 4, ... Tam Sayılar (ℤ): Pozitif ve negatif tam sayıları içerir. Örneğin: ..., -3, -2, -1, 0, 1, 2, 3, ... Rasyonel Sayılar (ℚ): Bir tam sayının, bir başka tam sayıya bölümü ile elde edilen sayılardır. Örneğin: 1/2, -3/4, 5/6, ... İrrasyonel Sayılar: Kesirli hali olmayan sayılardır. Örneğin: √2, π. Gerçek Sayılar (ℝ): Hem rasyonel hem de irrasyonel sayıları içerir. 2. Kümeler: Matematiksel nesneler grubu olarak düşünülebilir. Kümeler, elemanlarının benzer özelliklere sahip olduğu bir grup içerir. A kümesi: {1, 2, 3, 4} B kümesi: {2, 3, 4, 5} 3. Fonksiyonlar: Bir fonksiyon, her giriş değerine (x) bir çıkış (y) değeri atar. Fonksiyonlar genellikle f(x) = y şeklinde ifade edilir. Örneğin: f(x) = 2x + 3 fonksiyonu, x’in değerine bağlı olarak y’yi belirler. 4. Denklem ve Eşitsizlikler: Denklem: Eşitliğin sağ ve sol tarafındaki değerlerin birbirine eşit olduğu ifadelerdir. Örneğin: x + 3 = 7. Eşitsizlikler: İki ifade arasındaki büyüklük ilişkisini gösteren ifadelerdir. Örneğin: x > 5 veya x ≤ 10. Örnekler: Fonksiyon Örneği: f(x) = 2x - 4 Burada x = 3 olduğunda, f(3) = 2(3) - 4 = 6 - 4 = 2. Küme Örneği: A = {1, 2, 3, 4}, B = {3, 4, 5, 6} A ∩ B = {3, 4} (A ve B kümesinin kesişimi). Bu temel kavramları öğrenmek, daha ileri düzeydeki matematik konularını anlamak için önemlidir.
- KPSS Lisans Türkçe Yıllara Göre Soru Dağılımı
2023 KPSS Lisans sınavı için Türkçe konularının yıllara göre soru dağılımını gösteren tablomuz, Türkçe bölümünün sınavdaki yerini ve soru dağılımını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu tablo, adaylara hangi konulardan daha fazla soru çıktığı ve hangi konularda daha fazla pratik yapmaları gerektiği hakkında değerli bilgiler sunar. KPSS Türkçe'ye yönelik doğru çalışma stratejileri geliştirebilmek için bu dağılımı göz önünde bulundurmak faydalı olacaktır. Tabloda bulunan konuların özetlerine ve testlerine sitemizden ulaşabilirsiniz. KPSS Lisans Türkçe Konu Dağılımı 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019 2020 2021 TOPLAM SORU SAYISI 30 30 30 30 30 30 30 30 30 30 30 30 Sözcükte Anlam 2 2 1 1 2 2 2 1 1 1 1 - Cümlede Anlam 5 4 4 1 3 3 2 3 1 2 2 - Sözcük Türleri 3 3 5 2 2 1 2 2 1 2 2 - Sözcükte Yapı – 1 – – 1 1 3 1 2 1 1 - Cümlenin Ögeleri – 1 – 1 1 1 – 1 – 1 1 - Cümle Türleri – 1 1 – 1 1 – – 1 – – - Dil Bilgisi ve Ses Olayları – – – 1 1 1 1 1 1 1 1 - Yazım Kuralları 1 1 1 1 2 1 1 1 1 1 1 - Noktalama İşaretleri 1 1 1 1 – 1 1 – 1 1 1 - Anlatım Bozuklukları 2 3 2 – – – – – 1 1 1 - Paragrafta Anlam 15 13 15 13 13 13 14 14 15 14 14 - Paragrafta Anlatım ve Biçim 1 – – 1 – 1 – 2 1 1 1 - Sözel Mantık – – – 8 4 4 4 4 4 4 4 -
- 16) Anlatım Bozuklukları
Dil Bilgisine Dayalı Anlatım Bozuklukları Dil bilgisine dayalı anlatım bozuklukları , cümlenin yapısal kurallarına uygun olmayan bir şekilde kurulmasından kaynaklanır. Bu bozukluklar dilin doğru kullanılmamasından kaynaklanır ve dilin doğru işlev göstermesini engeller. Aşağıda dil bilgisine dayalı anlatım bozuklukları ile ilgili bazı yaygın hatalar ve örnekler yer almaktadır. 1. Fiil ve Yüklem Yanlışları Açıklama: Fiilin yanlış kullanımı ya da yüklemin doğru kurulmamış olması, cümlenin anlamını karıştırabilir ve anlatımın bozulmasına yol açar. Örnek: Yanlış: "Biz geçen hafta sinemaya gittik ve çok eğlendim." Doğru: "Biz geçen hafta sinemaya gittik ve çok eğlendik." Açıklama: Burada "çok eğlendim" yerine "çok eğlendik" kullanılmalı çünkü özne çoğul (biz) olduğu için yüklem de çoğul olmalıdır. 2. Özne - Yüklem Uyuşmazlığı Açıklama: Özne ile yüklem arasındaki sayı uyumsuzluğu anlatım bozukluğu yaratır. Cümlede özne tekil, yüklem çoğul veya tersi olursa bu uyumsuzluk anlam kaymalarına yol açar. Örnek: Yanlış: "Ali ve Ayşe okula gitti." Doğru: "Ali ve Ayşe okula gittiler." Açıklama: "Ali ve Ayşe" öznesi çoğul olduğu için yüklem de çoğul olmalıdır. 3. Özne Eksikliği Açıklama: Cümlede öznenin eksik olması, anlatımın eksik ya da belirsiz olmasına yol açar. Örnek: Yanlış: "Sinemaya gideceğim, akşam." Doğru: "Ben sinemaya gideceğim, akşam." Açıklama: Burada özne ("ben") eksik olduğundan cümle belirsizleşir. Belirtilmesi gereken öznenin eklenmesi gerekir. 4. Nesne Eksikliği Açıklama: Cümlede nesnenin eksik olması, yüklemle ilgili anlamın tamamlanamamasına yol açar. Örnek: Yanlış: "Kitap okudum." Doğru: "Kitap okudum." (Örnek aynı kalabilir çünkü nesne olmasa da anlam verilebilir, ancak bu tür cümlelerde anlam eksikliği yaşanabilir) 5. Dolaylı Tümleç Eksikliği Açıklama: Dolaylı tümlecin eksik olması, cümlenin anlamını eksik yapar ve anlatımda belirsizlik yaratır. Örnek: Yanlış: "Ali'nin yaptığı." Doğru: "Ali'nin yaptığı işi." Açıklama: "Ali'nin yaptığı" cümlesi tamamlanmamış bir yapıdır. "İşi" eklenerek cümle tamamlanmış olur. 6. Zarf ve Edat Tümleci Eksikliği Açıklama: Zarf ya da edat tümlecinin eksik olması, cümlenin anlamını tamamlamaz ve anlatım bozukluğu oluşturur. Örnek: Yanlış: "Hızlı koşarak geldi." Doğru: "Hızlı bir şekilde koşarak geldi." Açıklama: Burada "bir şekilde" ifadesi eksik olup cümledeki anlatım tamamlanabilir. 7. Tamlama Yanlışları Açıklama: İsim tamlamalarının yanlış kullanılması, cümlede anlam bozukluğuna neden olur. Burada doğru bir isim tamlaması yapısı kullanılmalıdır. Örnek: Yanlış: "Güzel yüzlü bir kız gördüm." Doğru: "Güzel yüzlü bir kız gördüm." Açıklama: Tamlamanın doğru bir şekilde kullanılması gerekmektedir. 8. Çatı Uyuşmazlığı Açıklama: Çatı uyuşmazlığı, fiilin çatısının özneyle uyumsuz olması sonucu ortaya çıkar. Fiilin özneye göre doğru seçilmemesi anlam bozukluğuna yol açar. Örnek: Yanlış: "Ali’yi buldu." Doğru: "Ali’yi buldu." Açıklama: Cümlenin çatı yapısı yanlış bir şekilde kullanılmıştır. Özet Tablo Dil Bilgisine Dayalı Anlatım Bozukluğu Açıklama Örnek Fiil ve Yüklem Yanlışları Fiil yanlış kullanıldığında veya yüklem hatalı olduğunda anlam kayması olur. "Çok eğlendim" -> "Çok eğlendik." Özne - Yüklem Uyuşmazlığı Özne ve yüklem arasındaki sayı uyumsuzluğu anlatım bozukluğu yaratır. "Ali ve Ayşe okula gitti" -> "Ali ve Ayşe okula gittiler." Özne Eksikliği Cümlede öznenin eksik olması, anlatımın eksik veya belirsiz olmasına neden olur. "Sinemaya gideceğim, akşam" -> "Ben sinemaya gideceğim, akşam." Nesne Eksikliği Cümlede nesnenin eksik olması, anlamın tamamlanamamasına yol açar. "Kitap okudum." Dolaylı Tümleç Eksikliği Dolaylı tümlecinin eksik olması, anlatımı eksik kılar. "Ali'nin yaptığı" -> "Ali'nin yaptığı işi." Zarf ve Edat Tümleci Eksikliği Zarf veya edat tümlecinin eksik olması anlatımı eksik bırakır. "Hızlı koşarak geldi" -> "Hızlı bir şekilde koşarak geldi." Tamlama Yanlışları İsim tamlamalarının yanlış kullanılması anlatım bozukluğu yaratır. "Güzel yüzlü bir kız gördüm" -> "Güzel yüzlü bir kız gördüm." Çatı Uyuşmazlığı Fiil çatısının özneyle uyumsuz olması anlamı bozar. "Ali'yi buldu." Bu konu anlatımı ve tablo, Anlatım Bozuklukları başlığını kapsamlı bir şekilde açıklamaktadır. Konuyu pekiştirmek için testler kısmından Anlatım Bozuklukları konu testini çözebilirsiniz.
- 15) Anlatım Bozuklukları 1
Anlama Dayalı Anlatım Bozuklukları Anlama dayalı anlatım bozuklukları , bir cümlede ya da paragrafta anlamın yanlış veya eksik bir şekilde aktarılmasından kaynaklanan sorunlardır. Bu bozukluklar dilin doğru ve açık bir şekilde kullanılmamasından meydana gelir. Aşağıda, bazı yaygın anlatım bozukluğu türleri ve örnekleri açıklanmıştır. 1. Gereksiz Ek ve Sözcük Kullanımı Açıklama: Gereksiz ek ve sözcük kullanımı, cümlede anlamın karmaşık hale gelmesine ve gereksiz yere uzun cümleler kurulmasına yol açar. Örnek: Yanlış: "Ben size kendi kendime bu konuyu anlatmaya çalıştım." Doğru: "Ben size bu konuyu anlatmaya çalıştım." Açıklama: Burada "kendi kendime" ifadesi gereksizdir çünkü "anlatmaya çalıştım" yeterli bir ifade oluşturur. 2. Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanımı Açıklama: Çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması, cümlenin anlamını çelişkili hâle getirir. Örnek: Yanlış: "Kısa uzun bir süre bekledik." Doğru: "Kısa bir süre bekledik." Açıklama: "Kısa" ve "uzun" anlamca zıt sözcüklerdir ve bir arada kullanıldıklarında cümlenin anlamı çelişkili hale gelir. 3. Yanlış Ek ve Sözcük Kullanımı Açıklama: Eklerin ve sözcüklerin yanlış bir şekilde kullanılması, anlamın bozulmasına yol açar. Örnek: Yanlış: "Birçok kişiyle mülakat yapmamız gerekiyor." Doğru: "Birçok kişiyle görüşme yapmamız gerekiyor." Açıklama: "Mülakat" kelimesi yanlış bir şekilde kullanılmıştır. Türkçede bu kelime, iş görüşmesi anlamında sıkça kullanılsa da burada "görüşme" daha doğru olur. 4. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanımı Açıklama: Cümledeki sözcüklerin yerli yerinde kullanılmaması anlamın yanlış anlaşılmasına sebep olur. Örnek: Yanlış: "İstanbul'da çok güzel bir deniz var." Doğru: "Çok güzel bir deniz İstanbul'da var." Açıklama: Cümlenin öznesi ve yüklemi yer değiştirdiği için anlamda bir belirsizlik oluşur. Doğru yerleştirme daha açık ve anlaşılır bir anlam verir. 5. Deyim-Atasözü Yanlışları Açıklama: Deyim ya da atasözlerinin yanlış bir biçimde kullanılması anlatımı bozar. Örnek: Yanlış: "Ayağını yorganına göre uzatmalısın." Doğru: "Ayağını yorganına göre uzat." Açıklama: Bu atasözü doğru kullanılmamış; doğru biçimiyle "yorganına göre" kısmı daha açık olur. 6. Anlam Belirsizliği Açıklama: Bir cümlede anlamın net olmaması, belirsizlik yaratır ve iletişimin bozulmasına yol açar. Örnek: Yanlış: "Çalışmaları yaptığımdan dolayı çok mutluyum." Doğru: "Yaptığım çalışmalardan dolayı çok mutluyum." Açıklama: "Çalışmaları yaptığımdan dolayı" ifadesi anlam belirsizliği yaratmaktadır çünkü hangi çalışmalardan bahsedildiği belli değildir. 7. Mantık Hataları Açıklama: Mantık hataları, cümlenin anlamını hatalı bir şekilde sunar ve yanlış sonuçlara yol açar. Örnek: Yanlış: "Hava soğuk olduğu için şort giydim." Doğru: "Hava sıcak olduğu için şort giydim." Açıklama: Hava soğukken şort giymek mantıklı değildir. Bu yüzden anlamda bir mantık hatası oluşur. Özet Tablo Anlatım Bozukluğu Açıklama Örnek Gereksiz Ek ve Sözcük Kullanımı Cümlede gereksiz kelime ya da ek kullanımı. "Kendi kendime anlatmaya çalıştım." -> "Anlatmaya çalıştım." Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanımı Zıt anlamlı kelimelerin bir arada kullanımı. "Kısa uzun bir süre bekledik." -> "Kısa bir süre bekledik." Yanlış Ek ve Sözcük Kullanımı Eklerin ya da kelimelerin yanlış kullanımı. "Mülakat yapmamız gerekiyor." -> "Görüşme yapmamız gerekiyor." Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanımı Cümlede kelimenin yanlış yerleştirilmesi. "Çok güzel bir deniz İstanbul'da var." -> "İstanbul'da çok güzel bir deniz var." Deyim-Atasözü Yanlışları Deyim ya da atasözlerinin yanlış kullanımı. "Ayağını yorganına göre uzatmalısın." -> "Ayağını yorganına göre uzat." Anlam Belirsizliği Cümlede anlamın net olmaması, belirsizlik yaratması. "Çalışmaları yaptığımdan dolayı mutluyum." -> "Yaptığım çalışmalardan dolayı mutluyum." Mantık Hataları Cümlede mantıksal hatalar ve yanlış sonuçlar. "Hava soğuk olduğu için şort giydim." -> "Hava sıcak olduğu için şort giydim." Bu tablo, anlama dayalı anlatım bozukluklarıyla ilgili örnekleri ve açıklamaları içerir. Bu konu anlatımı ve tablo, Anlatım Bozuklukları başlığını kapsamlı bir şekilde açıklamaktadır. Konuyu pekiştirmek için testler kısmından Anlatım Bozuklukları konu testini çözebilirsiniz.